BOŞA ÇEKİLEN KÜREKLER…

Boşuna kürek çekmek istemiyorum anlamsız yüklemeler zihnimi yormalar…
Bu duyguları yaşamak için oldukça yetişkin biriyim. Hayatım hep net ve önem verdiğim kişiler üzerine kurulu.

İçe dönük bir süreçteyim aslında doğruyu söylemek gerekirse daha çok evdeyim, evde olmak bana huzur veriyor insanlarla minimum iletişim kuruyorum ve bu yaptığım bilinçli bir seçim.

Anlam yüklemiyorum, sadece izliyorum olası sonuçlara bakıyorum bakıyorum bazen boşuna bakıyorum o boşluğun bile bir anlamı var benim için. Önemsiz, belirsiz ve berbat falan da değil bu aralar, sadece kendimi izlemeye doyamıyorum kendimden özür diliyorum kendimden af diliyorum. Çok yüklendim, çok üzdüm, çok değersiz kıldım kendimi. Kendime özen göstermezsem beni kim sevecek?

Büyük bir dönüşüm ya da büyük bir aydınlanma yaşıyorum kendi dünyamda. Nasılsın? Ne yapıyorsun? diye soracak olursanız sadece etrafı izliyorum. Belki karar vermem biraz zaman alabilir ama acelem yok içe dönük bir enerjiyle yaşıyorum ve sadece izliyorum.

Bugün overlok makinesi benim ayağıma geldi. Halı, kilim, paspas kenarı itinayla düzenlenir, teslim edilir. Yüreğimdeki durgunluk günlerdir bütün ayıpları örtüyor, tüm hatalar yok ediyor ama bende öyle bir zihin var ki hiçbir şeyi unutmuyor…

Şimdilerde yeni evli (1 aylık) kız kardeşim kocasını paket yapmaya (boşamaya) çalıştığını anlatıyor.

1991 doğumlu genç bayan derki;
Hayatında birini alıp başına bela mı alacaksın?
Bekarlık gerçekten de sultanlıkmış. “Ah koca, vah koca” diye diye aldım ama başıma belamı aldım, bir hayat arkadaşımı aldım yoksa çocuk bakıcısı mıyım bilemiyorum. Asla evlenme abla, asla hata hayatına 100 metre yakınından bir erkeği geçirme deli misin sen sakın ha uzak dur! Bulaşık yıka, çamaşır yıka, biten bulaşıkları sıraya diz, rafa kaldır… Deli misin sen abla? Ne güzel prenses gibisin ülkenin zaten yarısı peşinde ama hayatına kimseyi alma. Evinin hemen altında muhteşem bir restoran var içkini iç, cinini yuvarla, bak dalgana.

Ne demiş ünlü bir şair?
“Dalga dalga dalgalanıyor” bu kafada ol aşkım bir erkeğe gerek yok hem şurada on sene sonra erkek yerine robot icat edeceklermiş gerek yok aşkım, gerek yok bir tanem. Al viskini otur içi burada…

Başımızın etini yedi o kadar altın taktırdın bize el insaf! ne diye çocuğun ailesiyle kavga edip, adama posta koyarsın onun ki hırs değilse ben de ben bir şey bilmiyorum.

Yaşlılık hayalini benimle kuruyor;
“abla seninle gezeriz tozarız değil mi?”
tabi canım ben de zaten bunu diyordum…

Durun bakalım, daha hayatımı inşa edeceğim aklımda biri vardı oda yok. Artık kimse yok, hiçbir şey yok bekliyorum sadece izliyorum bakalım..

Paylaş:

Share on facebook
Facebook
Share on whatsapp
WhatsApp
Share on twitter
Twitter

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

İlgili Makaleler

HEDEF BEN MİYİM 2020..?

2020 yılı genel özetine neresinden bakarsam bakayım çöp, hayatımda hiç olmadığım kadar enjeksiyon yapılan, böbrek taşı – kumu ne kadar inşaat malzemesi varsa ortaya döktüğüm

KROMOZOM…

“İnsanlar hücrelerimi parçalıyor kromozomlarıma kadar ve bana düşen ise her seferinde tek tek her hücremi tekrar birleştirmek…” Tabii ki bunun altında bir dram yok şu

BOŞA ÇEKİLEN KÜREKLER…

Boşuna kürek çekmek istemiyorum anlamsız yüklemeler zihnimi yormalar… Bu duyguları yaşamak için oldukça yetişkin biriyim. Hayatım hep net ve önem verdiğim kişiler üzerine kurulu. İçe