EYLÜL’DE OLSA GELME…

Benim için çok kıymetli, “Kaşıkçı Elması” gibisin. Topkapı Sarayında saklamak, gizlemek istiyorum seni ama ziyaretçiye kapalı olmalısın sadece seni ben görmeliyim…

Sabah yine klasik şekilde balkondayım. Dünden kalma taş gibi simit’i kemirmeye çalışırken telefonuma gelen bir mesaj;
“Beni engelledin mi güzel şey sana ulaşamıyorum?“

Evet engellemişim, ama hangi ara yaptım hatırlamıyorum. Bahsettiğim şahıs herhalde 7-8 yıl önce tanıştığım biri. Bu hayatta en genç arkadaşı ben olan ve beni bu kadar geç tanıdığı için dövünen Boncuk dede. Ben ise o dönem elimde valiz birkaç ülkeyi birlikte gezdiğim zamanlar. Dünya tatlısı ve bir o kadar da savunma sanayi üretiminde bir numara olan dedemiz. (Silah endüstrisi, silah ve askeri teknolojinin üretim ve satışından sorumlu.)

Oğlum’un çene ve dişleriyle alakalı uzun süreden beri süren tedavisi var. Başta beni zorladı ve yordu hatta ciddi anlamda endişelendirdi. Tabi duyan, öğrenen ortak arkadaşlarımdan biri (şöyle söyleyeyim bu yeni aldığım numaramı bilmiyordu) bu boncuk dedemiz başka bir arkadaşımdan öğrenip oğlum için beni arıyor.

Muhteşem kültürlü ve inanılmaz zeki bir adam (Kova burcu) aynı zamanda uzay/uçak mühendisi. Fakat gel gelelim biz hiçbir zaman bir arada olamayız tamam olgun erkek arkadaşım oldu ama aramızdaki yaş bir hayli uçurum, hani genç olsaydı sadece mantık anlamda bu zekasının hatırına sevgilim olmasını isterdim.

Konuya oğlumdan girdi ne olduğunu anlamadan konu bana olan aşkını anlatmaya başladı. Yine yükseldim ama bu sefer küfür etmedim çünkü küfür edecek bir şey söylemedi düşünsenize sizi “kaşıkçı elması “gibi görüyor adam. Bence senin gözünde ulaşılmaz olduğum için bu kadar değer biçiyorsun halbuki bilsen hayatıma soktuğum partnerlerimi (Kaşıkçı elması olmak yerine adamlar mangal kömürü muamelesi yaptılar bana.) Hatta içimden öyle geri zekalı adamlara gönlümü kaptırdım ki görsen belki gözünden düşerdim “Boncuk” dede dedim.

Çok gezdik seninle koskoca 8 yıl, önce Kuala Lumpur’a gittik (Oralarda silah malzemelerini ucuza yaptırıyor) Malezya’da gezdik o güzel boncuk gözlerine bana Latin kadınları esintisi yaşattın. Gel gör ki şimdi artık çok moruksun o zaman da sohbetin güzel diye katlanıyor çok eski sevgilimin arkadaşısın diye seni kıskandırıyordum ama seni bir kere bile öpmemiş olmama rağmen bana saldırmadın bana sulanmadın en fazla böyle antika iltifatlarda bulundun…

Çocuklara karşı çok zaafın var, Müthiş kalpli birisin oğluma gösterdiğin yakın ilginin samimiyetinin farkındayım. Ama aramızda deliler gibi jenerasyon farkı var yaşlı olmana rağmen 3.9 litre – V8 silindir, turbo beslemeli motorlu son model spor arabanla bana hava atıyorsun.

Şoför kullanmıyorsun kendini genç hissetmek istiyorsun. (Bu adamı trafik çevirmiyor mu acaba yaş durumuna takılmıyor mu?)

Senin Kaşıkçı Elması’nı bildiğin eski saf karbon haline geri döndürdüler haberin yok. Olsun ben seni engelliyorsam senin bana terbiyesizlik yaptığın için değil bazen bazı iletişimler öyle kalmalı ama biliyorum ki başım bir gün sıkışsa sen bana o iğrenç portakallı ördek tarifini verirsin, bende sana boncuk göz diye kocaman sarılırım.

Ama ne var ki sen erkeksin. 70 yaşında da olsan içsel olarak haddini de bilsen hala beni götürmeye çalışıyorsun. Aslında bilsen şu an ben senden daha yaşlı hissediyorum kendimi inzivaya çekildim balkonlarda dualar ritüeller yapıyorum Allah seni inandırsın.

Olsun canın sağ olsun biz seninle hücumbotlar da test denemeleri yapalım yine. Denizaltıda tur atalım (Çok keyifliydi çocuk gibiydim o gün yanımda kız kardeşimde vardı abla biz nerdeyiz ne yapıyoruz demişti tabi ablasının hayatına hala adapte olamadı)

Şimdi güzel bir demli çay içip kendime geleyim yorucu bir gündü çok dedikodu var ama şimdilik bu kadar yeter…

Paylaş:

Share on facebook
Facebook
Share on whatsapp
WhatsApp
Share on twitter
Twitter

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

İlgili Makaleler

HEDEF BEN MİYİM 2020..?

2020 yılı genel özetine neresinden bakarsam bakayım çöp, hayatımda hiç olmadığım kadar enjeksiyon yapılan, böbrek taşı – kumu ne kadar inşaat malzemesi varsa ortaya döktüğüm

KROMOZOM…

“İnsanlar hücrelerimi parçalıyor kromozomlarıma kadar ve bana düşen ise her seferinde tek tek her hücremi tekrar birleştirmek…” Tabii ki bunun altında bir dram yok şu

BOŞA ÇEKİLEN KÜREKLER…

Boşuna kürek çekmek istemiyorum anlamsız yüklemeler zihnimi yormalar… Bu duyguları yaşamak için oldukça yetişkin biriyim. Hayatım hep net ve önem verdiğim kişiler üzerine kurulu. İçe