YAZIYORUM BİR SANİYE..!

Ne yazacağımı konu başlığını düşündüm elimde çok malzeme var. Sıralama yapamadım açıkçası.

Rayına oturmayan duygusal hayatımı yoksa 2008 yılında nasıl eczaneyi batırdığımı, Gaziantep’te yer sofrasında soğan kebabı yerken ertesi gün nasıl Como gölü etrafında nezih bir restoranda risotto yediğimi (ilk kez o zaman yemiştim bildiğin pirinç lapası) çocuk ruhumun bana getirdiği acemilikleri bir sürü gerçek hayat kesintisini yormadan anlatacağım.

“İşte bu bizim hikayemiz öyle saf öyle temiz“
şarkı sözünde olduğu gibi değil maalesef.
Altın tepsiyle sunulmayan tamamen rüzgarın yönüne ters direnen bir kadının günlük derlemeleri.
Günümüz zamanında hala bocalamaya devam eden ama kendisiyle barışık tüm şapşallıklarıyla kendisini olduğunu kabul eden cinsin tekiyim işte.

Her günüm komik geçiyor, ev kızı ruhundayım. Kadın erkek eşitliğine inanmam (hemcinslerim saldırın hemen) 3. Sınıf reality tv programların hastasıyım. Çay kolik biriyim, birine kafayı takarım (3 yılda bir oluyor) olmayınca sıradakine bakarım. Zor aşk severim, didişmekten haz alırım.
Sosyal çevrem çok hızlı değişir.
45 yaş üstü sarışın kadınlardan ayrıca kaçarım (M.P. bunu ben uydurdum modern pezevenk açılımı)

Yapışkan insanlardan haz etmem.
Ağlak ve melankolik kadın sevmem.
Sürekli fakir edebiyatından hoşlanmam.
Keyfime aşırı düşkünüm. Birine aşık olursam kendime süre koyarım. (son 5 yıldır böyle)
Yürümez ise ilişki askıda kalırsa beklerim olmazsa sıradaki. Karşımdaki adama güvenmem. Erkekte kaprisi sevmem. Hijyen takıntım vardır.

Bir de evlilik fobim var.
12 yıldır bu fobiyi imha edecek bir babayiğit henüz çıkmadı. Adaylar oldu onlarda topuk yapıp kaçtı (yemedi) Sonuç odaklıyım gerçeği öğrenene kadar kurcalarım. Zor ikna olurum. İki yüzlü tarafımda vardır. Sağ gösterip soldan dan diye indiririm o ummadıkları balyozu.
Planlı yaşamam ama hayatta dağıtmam.
Kontrol hep bendendir. Sürekli izlerim, hiç durmadan, analiz yeteneğim bomba. Ama ilişkilerim fiyasko orada beceriksiz amatör biriyim.

Hala konuya giremedim ama az çok kendimi minik derlemelerle ifade edeyim dedim.
Psikolojik tedavi olmak için can atan;
“ben hastayım hocam“ diye kapıları aşındıran osbsesif kompulsif kişiyim. Neticede hala yalnızım. Birinden çok hoşlanıyorum ama bu yarın tabi değişebilir. Çekim yasasına inanırım. Birinden hoşlanırsam hayatta çekinmem gider söylerim. Hayatın kısa olduğunu düşünürüm. Kimseye minnet duygum yoktur. Her ne kadar minimalist yaşam desemde içimde alaturka altın varaklı bir kıro var bunu hiç aşamadım.

Öf daralmasınlar beni yazıyorum başladım.
Bismillah!

Paylaş:

Share on facebook
Facebook
Share on whatsapp
WhatsApp
Share on twitter
Twitter

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

İlgili Makaleler

HEDEF BEN MİYİM 2020..?

2020 yılı genel özetine neresinden bakarsam bakayım çöp, hayatımda hiç olmadığım kadar enjeksiyon yapılan, böbrek taşı – kumu ne kadar inşaat malzemesi varsa ortaya döktüğüm

KROMOZOM…

“İnsanlar hücrelerimi parçalıyor kromozomlarıma kadar ve bana düşen ise her seferinde tek tek her hücremi tekrar birleştirmek…” Tabii ki bunun altında bir dram yok şu

BOŞA ÇEKİLEN KÜREKLER…

Boşuna kürek çekmek istemiyorum anlamsız yüklemeler zihnimi yormalar… Bu duyguları yaşamak için oldukça yetişkin biriyim. Hayatım hep net ve önem verdiğim kişiler üzerine kurulu. İçe